Bu Blogda Ara

12 Mayıs 2010 Çarşamba

biraz spor


2010 dünya kupası finallerine yaklaşık 1 ay kadar bi zaman kaldı ve katılacak ülkeler aday kadrolarını birbir açıklamaya başladılar.

Güney Afrika'daki finallerin ne kadar eğlenceli olacağını herkes tahmin ediyor. Halkın maddi sıkıntı içinde olması izleyici sayısında azalmaya neden olacaktır ama eğlenceyi etkilemeyeceğine eminim.

Aday kadroların açıklanmaya başlamasıyla, dünyanın en ünlü futbolcularından bazılarının Güney Afrika biletini kapamaması herkesi şaşırttı. İtalya'da Totti'nin yanı sıra Luca Toni, Arjantin'de Zanetti ve Cambiasso, Hollanda'da Ruud van Nistelrooy, Brezilya'da Ronaldinho, Diego, Marcelo ve Pato, Fransa'da Benzema ve Nasri futbol tabiriyle "kesik yediler"


Bu takımların teknik direktörlerine bakılırsa birçoğu koltuğu sallantıda olan kişiler ve hepsi de kupa için iddialı. Kupanın tek bir ülkeye gideceği düşünüldüğünde finaller sonrasında şok istifalar dönemi başlayacak diyebiliriz.

7 Mayıs 2010 Cuma

biraz film...


Bugün çok güzel bi filmle karşılaştım.. Üstad Al Pacino'dan başarılı bi biyografi "You Don't Know Jack".

24 Nisan'da Amerika'da gösterilmiş bir HBO yapımı. Başrolleri Al Pacino, Susan Sarondon, Dany Houston ve John Goodman üstleniyorlar.

"Bay Ölüm" olarak ün yapmış Amerikalı Jack Kevorkian'ın hikayesi. İnsanların ötenazi haklarını kullanabilmelerini savunan ve onlara bu konuda yardım eden bir "Ölüm Elçisi"nin hayatı.

İlk olarak gazeteye verdiği bir ilanla gündeme gelen daha sonra ise icat ettiği intihar makinasıyla insanların ölmelerine yardım etmesiyle hakkında sayısız dava açılan bir adamın çarpıcı öyküsü.

Al Pacino'nun mükemmel performansıyla süslenen başarılı bir film..

Yakın zamanda Digiturk'te yayınlanması umuduyla...

Tavsiyemdir.

biraz müzik...




Baharın gelmesiyle birlikte müzik piyasası da canlanmaya başladı sanırım.. arka arkaya çıkan yeni albümler beklentileri karşılar özlemleri dindirir mi bilmem ama dinlemekte yarar var.




Mesela Özlem Tekin'in albümü "Bana Bişey Olmaz"... Türk rock müziği için çok önemli biyerde duran Özlem Tekin içinde 10 güzel şarkının olduğu (bi de akustik versiyonla 11 track) gerçekten dinlenilesi bi albüm olmuş. Özellikle Şebnem Ferah'ın büyük beklentiler nedeniyle hayal kırıklığı sayılabilecek "Benim Adım Orman" denemesinden sonra rock sevenler için iyi bi alternatif. Albümün çıkış şarkısı "Yatağım Boş"un klibini izlemek isteyenler için ... http://www.youtube.com/watch?v=ti8c370SBDc






Ve Özlem Tekin gibi kendini özleten Athena'nın yeni albümü "Pis". Gökhan ve Hakan, Eurovision'dan sonra yaşadıkları düşüşü bu albümle durdurmak istiyorlar. Ve özlenen Athena tarzını, sıcaklığını yaklamışlar bence bu albümde. Hele "Arsız Gönül" şarkısında o hani ilk klip şarkıları "Skalonga"daki enerji, o güzel tat bolca mevcut. Albümün çıkış şarkısı "Serseri Mayın" şarkısına çekilmiş. Eski Athena'yı özleyenlerin çok mutlu olacağı güzel bi albüm... "giderim alayına" diyenler için :)




Bunların yanında Emre Aydın'ın Nisan başında çıkardığı "Kağıt Evler" albümü de gerçekten çok çok başarılı... Çok açık söyliyim bigün bi arkadaşım 6. Cadde'nin solisti solo albüm yapıo, çocuk gerçekten iyi bi dinlesene demişti msnde.. umursamamıştım bile.. yine gereksiz hayaller peşinde bi eleman 50-60 milyar parasını boşa harcamıştır diye düşünmüştüm. Ama bu çocuk cidden çok sağlam çıktı.




2 gün önce rakip bi blogun yazarı bana bi link gönderdi, açtım ve mükkemmel bi grubu )ya da ikili demek daha dooru olur) tanımış oldum. Belki siz çoktan biliyosunuzdur ama ben yeni tanıdım ve bilmeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum "Pomplamoose". Dinledim ve hayran kaldım. Sonra da biraz araştırdım kimmiş bunlar diye.. Bu iki deli geçen sene internette ünlü olmuşlar. Yaptıkları coverlarla insanların gözüne girmeyi başarmış iyice popüler olmuş ve albüme kadar uzanmışlar. Bence çook şirinler, güzel bi tarzları var, zekice davranıp dooru coverlar yapıolar ve inanılmaz eğlenceli videolar çekiolar . mesela buyrun "Beat It"i Pomplamoose'dan dinleyin...










30 Nisan 2010 Cuma

haftasonu için küçük öneriler




ve beklenen ay geldi sonunda


mayıs en sevdiğim aydır, tabiki bunda doğduğum ay olmasının etkisi büyüktür.

mayısın bu ilk haftasonunda, üstelik havalar da bikaç günlük kötü gidişin ardından düzelmişken gezmek tozmak, yemek içmek, eğlenmek gerek




bu haftasonunda keyif alabileceğinizi düşündüğüm bi kaç önerimi yazıyorum.. yaparsınız ya da yapmazsınız benden sölemesi..

30 Nisan Cuma: Nisanın bitişini kutlamak için iş çıkışında arkadaşlarınızla buluşup hemen Taksim'e çıkabilirsiniz.. Cuma kalabalığında kendinize bişiler içicek biyer bulup (saat çok geç olmamışsa asmalı mesciddeki parantez fena bi yer sayılmaz) bi iki bişey içtikten sonra Babylon'a geçebilir, artık klasikleşmiş "Oldies But Goldies" partisine katılabilirsiniz. 35 Tl giriş ödemek koşuluyla tabi..


1 Mayıs Cumartesi: İşçi Bayramı olması ve kutlama için Taksim'in kullanılıcak olması nedeniyle şanssız bir gün. Taksim-Kadıköy-Mecidiyeköy gibi merkezlerde yolların trafiğe kapalı olduğunu unutmayın. Bence yapılabilecek güzel şeylerden biri kalabalık yerlerden uzakta bir sinemaya gitmek. Üstelik bugün vizyona güzel filmler de girdi. Benim size önerim ise Gerard Butler ve Jennifer Aniston'un rol aldığı, kamera arkasını izlediğinizde bile eğlenebileceğiniz komedi/aksiyon filmi "The Bounty Hunter" Hem komik, hem romantik hem de hareketli bu film güzel bir Cumartesi başlangıcı olabilir.

Akşam için yapılacak en güzel şey ise saat 8 de evinizde Lig Tv'yi açıp futbola doymak. Fenerbahçe-Eskişehirspor, Bursaspor-Kayserispor ve B.Belediyespor-Galatasaray maçları aynı anda canlı yayınla Digiturk'te olucak. Eğer ben maç izlemeyi sevmem ki diyosanız, bu maçı izleyen birini izlemek de oldukça eğlenceli olabilir :P


2 Mayıs Pazar: çok düşünmeyin hava süper istanbul kalabalık sürekli yaptığınız şeyleri tekrar etmek istemiosunuz... hadi bakalım doooru büyükadaya.. erken kalkın vapura binin ve pazarın tadını çıkarmaya vapurda başlayın.. büyükadaya varınca bisiklet kiralayın, aya yorgi'ye çıkın ve süper şaraplardan için, sahilde rakı-balık yapın ve bol bol fotoğraf çekin. benden sölemesi...

haa bi de sakın pazartesiyi düşünmeye başlamayın..

süper eğlenceli bi haftasonu olsun....

29 Nisan 2010 Perşembe

bi tıklayın bakın...

daha çok erken sanırım ama beğendiğim bi kaç blog ve siteyi paylaşıyım hemen dedim..

nurdemir.blogspot.com : nam-ı değer daily nur's. çok yenilikçi bi blog şiddetle tavsiye ederim (nur güzel olmuş mu, hadi sen de beni yaz :P)

seydagungor.blogspot.com : sevgiler şeyda :) uzun uzun hayatı okumak isteyenler için

www.fatihmelek.net : 200.000 den fazla okunan bi site. yazdıkları, söyledikleri dikkatle takip edilesi bi kisi

www.gercekpop.com: ilgileri için kaçırılmaması gereken bi site...

bi tıklayın bakın...

time to blog

time to blog...
ve sonunda benim de bi blogum oldu.

bugüne kadar milettin blogunu takip ettim durdum.. yazdıklarını beendim durdum.. eleştirdim durdum.. şimdi de sıra bende..

ne dünyayı kurtarmaya çalışıcam ne de birilerine akıl vermek gibi misyonlar üstlenicem..
tek derdim eğlenmek...

yaşama amacı beğenilmek ve takdir edilmek olan ezik bi insan olarak çok popüler bi blog olması dileğiyle :)